Yapay zekâ konuşulurken tartışma genellikle tek bir soruya sıkışıyor: hangi işler ortadan kalkacak? Operasyonun içinden bakınca bu soru bana eksik geliyor. Daha doğru soru şu: insanların gün boyu tekrar ettiği hangi adımlar, dikkatlerini asıl önemli olana vermelerini engelliyor?
Bankada belge işleme süreçlerini yakından gördüğümde fark ettiğim şey buydu. Bir belgeyi okumak, türünü belirlemek, üzerindeki referansı ve tutarı sisteme aktarmak; her biri basit ama yüzlerce kez tekrarlandığında hem zaman alan hem de hataya açık işler. Bu noktada yapay zekâ bir "yerine geçen" değil, bir "yanında duran" olarak çok daha güçlü.
Kontrol insanda kalmalı
İyi tasarlanmış bir sistem, emin olduğu yerde hız kazandırır, emin olmadığı yerde ise bunu açıkça söyler. Güven skoru düşük bir alanı otomatik olarak işlemek yerine operatöre işaretlemek, hem riski azaltır hem de çalışanın sisteme güvenmesini sağlar. Benim için başarılı bir yapay zekâ uygulamasının ölçüsü, insanın son sözü söyleyebildiği bir akış kurabilmek.
Küçük başlamak
Dönüşüm büyük projelerle değil, ölçülebilir küçük denemelerle başlıyor. Tek bir belge türü, net bir başarı ölçütü ve mevcut süreçle yan yana bir karşılaştırma; çoğu zaman bir sunumdan çok daha ikna edici oluyor.


